Devlet-i Ebed Müddet

Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifreniz mi Kayıp?

Şimdi Kayıt Ol!

Yeni Üye

must38 17.08.2010
sahin40 16.06.2010
mehmetdoyduk 07.05.2010
mehmetelibol 23.04.2010
mesutkoc 12.04.2010
Gurbetci-Faruk 18.03.2010

muhtar
20.12.2009

aşırülger
20.12.2009

geycekliceto
20.11.2009
BUGLEM 14.11.2009

Anket

www.Geycek.ORG hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mükemmel!
İyi
Fena Değil
Kötü

Bu sayfa naçizane Nebioğlu Suat ERTUĞRUL tarafından hazırlanmaktadır.
(1) 2 3 »
Suat ERTUĞRUL : Kimlerin biyografileri....
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 30.03.2010 11:00:00 (94 okur)
Suat ERTUĞRUL

Muhterem Geycekliler...

Belki biraz eksik veya bir takım yanlışlıklarda olsa bir kaç köylümüzün kısa biyografisini buralarda size sunma fırsatı bulduk,ancak bunun yeterli olduğu kanaatinde değiliz.
Benzeri yazıların bu minval üzere devam etmesi arzusu içindeyiz.

Biyografilerini yazmak istediğimiz muhterem zevatın çocukları veya torunları bize gerekli bilgileri gönderirlerse minnettar oluruz.

Bize göndermek durumunda oldukları bilgiler:
a-Doğum tarihi ve yeri?
b-Ana-baba eşlerinin adı ve kardeşleri?
c-Nerede askerlik yaptığı,varsa askerlik arkadaşlarının adları?
d-Ne işle meşgul olduğu?
e-Ne zaman vefat ettiği ve yeri?

Kimlerin biyografilerini...

1-Kır Ahmet
2-İbicenoğlu Osman
3-Çöllünün Hacımar
4-Kerimoğlu Arif
5-Karoğlanın Memmet ve İbrahim
6-Kore gazisi Rıza Sarıyıldız
7-Salim Sarıyıldız
8-Sait Yılmaz
9-Ahmet Budak
10-Abidin hoca
11-Hurşit Yıldırım
12-Durmuş Sarıyıldız
13-Kıratlının H.Yusuf
14-Balağ'ın Ahmet (Ahmet Budak)

Bizim aklımıza şimdilik bu kadar geldi,şüphesiz bunlarla sınırlı değil.
Herkes kendi atasının biyografisinin yazılmasını istiyorsa?Gerekli bilgileri tarafımıza ulaştırsınlar..


teşekkür ederim

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Şıh Hüseyin Ülger'in biyografisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 01.03.2010 09:40:00 (90 okur)
Suat ERTUĞRUL

1911 Yılında babasının ölümüyle anasının karnında kalan ve babasının adını alan Şıh Hüseyin,adına şiirler yazılan Gülizarın oğludur.
Kocası ölünce köyde duramayan Gülizar karnındaki çocuk Şıh Hüseyin,le babasının memleketi Karaova köyüne baba evine döner. Birde rahmetli Topal Bekir’in babası olan Mehmet adında kardeşi vardır.Babası bir ancak anası Gülizar değildir.
Anasının köyünde birkaç sene kalan kahramanımız,anasının ere gitmesiyle ve onun oğlum artık büyüdün git ata yurduna sahip çık telkinleri ile kendi köyüne geri gelir.
Çiçek hastalığı geçirir ve bundan ötrü bir gözü kör olur ,sonunda çürüğe çıkar ama buna rağmen 6 ay askerlik yaptırırlar.(Garip bir tecelli ki oğlu Neşet’de aynı dertten muzdariptir ve o da 6 ay askerlik yapar)
Osmanlı’dan babasından dolayı miras kalan on bin dönümlük toprakların tekrar kazanımı noktasında Avukat Sabri’ye epey para kaptırdığı herkesin malumudur.
Kabadurak’ta atasının topraklarını geri almayı düşündüğünden binlerce kerpiç kestirir ancak ona karşı birleşen köy ahalisi her defasında da henüz kurumamış olan kerpiçleri imha ederler.
İyi bir sohbet ehli olan Şıh Hüseyin emmi köy konaklarının müdavimlerindendi. Hatta anıları hala dilden dile anlatılır.
Dört kez evlenir,beş oğlu beş’te kızı olur.Dördüncü hanımı İrebiye bacıyı Bahcacık köyünden getirir.İrebiye bacı anlı sekili at ile gelen Şıh Hüseyin emmiyi görünce mübaşir zanneder.Kocasının kör olduğunu dördündü evladı Neşet’ten sonra farkeder.

Büyük oğlu Seyfalı’yı Badılı köyünden,Hikmet abiyi burnağıl’dan,Ramazan’ı kendi köyünden,Neşet’i Yabanlı’dan ,Aşır’ı ise Manavgat’tan evlendirdi.

18 12 1976’da ruhunu teslim etti.Şıh Hüseyin emminin ardından oğlu Ramazan’ın kahrından ölmüş dediler ya
…doğrusunu Allah bilir.
Hulasa kendi köyü ve çevre köyler tarafından kendisinden emin olunan bir şahsiyetti dolayısıyla bizde ona mevladan rahmet diliyoruz.Mekanı cennet olsun

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Kasım'ın İrbaam'in biyografisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 13.02.2010 19:30:00 (102 okur)
Suat ERTUĞRUL

1934 Geycek doğumlu.Babası Kasım kaa,anası ise Çöllülerde Mılla Mehmet'in kızı Hüsne'dir.Kendi ifadesiyle:
-Anamın dizinin dibinde ayrılmaz,kız çocuklarıyla oynardım...
Askerliğini 1954'te Sarıkamış ve Eskişehirde yaptı.Askere gitmeden evvel kendisiyle aynı okulda okuyan ve o zaman hiç dikkatini çekmeyen ancak uzunca bir beraberlikten sonra çok iyi avrat oldu dediği Savranoğlu Hasan'ın kızı Havise bacı ile evlendi.
Bu evlilikten Gülşen - Hasan ve Şükrü adında üç evladı oldu.
Geycek köyü tarihi denince en muteber kaynak olarak kendisini kabul edebiliriz.Dayıları Derviş hoca ve Hacımar Turan'ın sohbetlerine iştirak etmesi kendisinde bu bilgilerin toplanmasına vesile oldu.
Eski muhtarlardan Hurşit Yıldırım'ın köy odasının müdavimlerinden ve oranın en canlı şahitlerindendi.
Hollanda'da 20 sene ikamet etti ve Hollandalı kızların sevdasından beğenmediği kendi dudaklarına estetik yaptırdı.Daha sonraları kıymetli eşi Havise bacıyı yanına aldırdı.Bir sabah Havise bacı hastalandı ve doktora gittiler.Kendisi olayı şu şekilde anlatıyor.
-Doktor ikimizide muayene etti bir bana bir Havise bacınıza bakıyor ,kulağıma eğildi ve dediki:
-İbrahim bey sen çok yakışıklı ve bakımlı bir adammışsın başka hiç kimseyi bulamadın mı da bununla evlendin?
Bende Hollandaca:
-valla doktor bey ben fakir biriydim bula bula ancak bunu buldum dedim ve gülüştük.
Daha sonraları Hollandadan kendi köyüne kesin dönüş yaptı ve zamanı gelince aday oldu muhtar seçildi.Bir süre muhtarlık yaptı.
Fanatik bir Ecevitci idi.
Kendi çapında Geycek köyüne de hizmetleri olmuştur,bunları:
Caminin Minaresi ve köy konağı inşaatı ile Budak köyü ile Geycek arası yol ve Su şebekesi çalışması diye sıralayabiliriz.
İlk eşi Havise bacının vefatından sonra beni dolandırdı dediği Maraşlı bir kadınla daha evlendi.Şimdi ise 3. eşi ile mutluluktan uçmaktadır.
Kendisine bol kuvvet ve uzun bir ömür ve bol şans diliyoruz.
İbrahim emmi Licht uit (*)
Saygılarımızla.

(*)Licht uit :Flemenkce ışığı söndür demek

not:İbrahim emmi bir defasında hollandalı dilberlerle beraber kaldıklarında,onların ışığı söndür demesini bu şekilde anlatmıştı.

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : İsmet ÇELEBİ'nin Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 12.02.2010 12:40:00 (169 okur)
Suat ERTUĞRUL

1927 Geycek köyü doğumlu.Babası Ölöler kabilesinden Yusufun Ahmet'tir anası ise Kerimoğullarından Yemen Çelebi'dir.Biricik eşi Güvel bacı ise Köpekli köyünden Mıhdat'ın İrbaamin ve aynı zamanda halası Fadime'nin kızıdır.

Askerliğini Ankara-Keçiören'de yaptı.Komşu köy Burunağıl'dan Hasan Çavuş'un Durmuş askerlik arkadaşıdır.
Askerdeyken kendisinin ziyaretine gelen babası Yusuf'un Ahmet komutana hitaben evladım İsmet'ten başka kimsen yok,mahsulum tarlada kaldı deyince karşısında ki üste başta yok perişan bir faninin durumuna üzülen komutan asker İsmet'e bir ay izin verir ve babasıyla gönderir.

Ruşen,Güllü,Hamit,Mıkdat,Yılmaz ve Hızır adında altı evladı olmuştur.Köyünde bir çok insan gibi o da bir ara Almanya'ya çalışmaya gitmiş olsada pek fazla kalmamıştır.Kısa bir süre sonra geri gelmiş,nasibini ata yurdunda aramıştır.

Uzun yıllar geçimini babasının arazisini ekerek temin etsede,köye gelen komisyon tarafından her evli köy efradına verilen 50 dönümlük araziyi alması kendisini bir hayli rahatlatmıştır.

Bilfiil Erik ağacında Şeftali üretmiştir.Yıllarca evi ile bağ bahçe tarla arasında mekik dokumuştur.Kendi yağı ile kavrulmuş muhanete muhtaç olmamıştır.Biricik eşi Güvel bacı ile hayatın tadını çıkarmış öyle ufak tefek şeylere kafayı yormamıştır.

Ahir ömründe şeker hastalığından muzdaripti ve yıllarca yatağa bağlı kaldı,ancak Güvel bacının susuz bir çiçeğe su verir gibi kendisiyle ilgilenmesi tek tesellisiydi.2008 yılında ruhunu teslim ettiğinde 81 yaşındaydı.Allah rahmet etsin.

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Aşık Hasan'ın Cafer'in Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 05.02.2010 19:40:00 (106 okur)
Suat ERTUĞRUL



Cafer Tayyar ERTUĞRUL 1934 – 2003

Âşık Hasan Nebioğlu ile Zeliha Hanım’ın ilk oğlu olarak vatan bildiği Geycek köyünde 1934 yılında doğdu. Ne mutludur ki o zamanki bütün Geycekliler gibi çocukluğu, Geyikli Babanın himmeti ve heybetiyle kucaklayıp isim verdiği, Geycek'te geçti.

Şükürler olsun, o himmettir ki keskin zekâyı mizaha, o heybettir ki dik başlılığı ve boyun eğmezliği her an kavgaya hazır ruha, halen dönüştürmektedir. Cafer Tayyar ERTUĞRUL, ataları Ölölerin ve aynı köyden dayıları Balakların sahiplendiği bu himmeti ve heybeti tümüyle özümsemiştir.

Yoksul ama yoksun olmayan bir çocukluktu onunki. Dedem korkut misali ad koyan, yol sorulan, yolcuya ve yoksula yatak ve yiyecek sunan bir babanın ocağında büyüdü.

Eli iş tutunca devletin ulufe verdiği baba toprağını ekip biçmeye başladı. Ağzından hiç kötü söz çıkmayan babasının öğüt ve davetine hep karşılık verdi. Fakat toprak hem cömert değildi hem de sebebi unutulsa da zora karşı öfke hep vardı…

Osmanlının sofrasına davet edilmemeyi içine sindiremeyen atalarımın dik başlılığı ve boyun eğmezliği en çok sevdiği “At beslemesi, binmesi ve kılıç kuşanması” yasaklanarak çözüldü. Üstüne birde “yerleşme zorunluluğu” gelince uzun iç savaşlar sonucu atlar ve hayvan sürüleri telef oldu. Hiç anlamadıkları tarım, hayatı sürdürmek için zorunlu olmuştu ama bu durum öfke biriktirdi. Her geycekli gibi o da bu öfkeyi hep taşıdı.

Askerlik hizmetine yapmadan önce yüklü bir miktar başlık parası vererek Palangıç köyünden muhterem insan Okka Osman'ın kızı Sultan'la evlendi. Yaklaşık sekiz sene evli kaldı. Bu evlilikten bir oğlu oldu ancak fazla uzun yaşamadı. Bu olaydan sonra nasıl bir karara vardıysa, aynı köyden bir başka kızı kaçırdı ve evlendi. Çocuğunun olmaması ve evdeki eşlerin geçimsizliklerinden dolayı her iki eşiyle de boşandı ve İbrahim Ünal ve H.Mehmet Yıldırım'la beraber Belçika'ya çalışmaya gitti.

Yurt dışına gitmeden önce ve sonrasında da kendi köyünde bir müddet çalıştı. Hep mesleğini iyi icra eden duvar ustalarının yanında amele olarak bulundu. Tırpanla ekin biçmek deyince kendi akranlarının içinde iyi bir tırpancı olduğu hep söylenir.

Bu yıllar tabii ki el emeğinin pek fazla bir değer etmediği bir zamandı ve bu sebepten ötürü de yoksulluğun yakasını bırakmadığı ve yurt dışına gidene kadar da bu durum böyle devam etmiştir.

Tarihler 1964'ü gösterirken Türkiye'ye döndü ve Dalakçı köyünden evlendi. Bu evlilikten dört oğlu oldu. İlk iki oğlu henüz çok küçükken tekrar ekmek parası kazanmak için Almanya'ya gitti.

Baba ocağından miras bir dini bilgi ve ahlak sahibi idi. Her zaman kitabi bilgileri aklen yorumlar ama ashabın menkıbelerini de büyük bir keyifle yaşayarak anlatırdı. 1982 senesi hac mevsiminde hacc vazifesini tamamladı. Son nefesini verdiği ana kadar namazını hep eda etti. Mevla cennetiyle müşerref eyler. (İnşallah).

1984 yılında gurbetten izine gelir ve akabinde eşinden hep “tarhana” yapacağı sözü alarak kesin dönüş yapar.

Yıllarca çalışarak, didinerek soyunu hiç kimseye muhtaç etmeyerek evlatlarına ve soyuna iftihar edilecek bir tarih ve isim bıraktı.

Hep dayısı Ahmet BUDAK ve emmisi Ahmet ÇELEBİ ile iftihar etti. Asil bir soydan geldiğini sık sık ifade etmek için “benim emmim Halaç Ahmet, dayım Çakal Ahmet” derdi.


Allah rahmet etsin
amin.

not:Bu yazı Sami ve Suat ERTUĞRUL tarafındam kaleme alınmıştır.

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Cıllığın Memmed'in Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 02.02.2010 17:50:00 (112 okur)
Suat ERTUĞRUL

Daha sonraları Cıllıklar diye anılacak Çiftcioğulları kabilesine mensub Mehmet emmi 1927 yılında Geycek'te doğdu.Babası 1307 doğumlu Arpızın Derviş,anası ise 1308 doğumluydu ve adı Meryem'di.Oğlu Alinin ifadesiyle yokluk içinde dağlarda Çobanlık yaparak büyüdü.

Köpekli [yeşilyurt] köyünde akrabası olan Döndü Ekim'le evlilik yaptı.Bu evlilikten 4 kız,6 erkek toplam 10 çocuğu oldu.Bunlardan 2 kızı [Nazmiye ve Pakize] küçük yaşta vefat etti.

Vakti geldi askere gitti.Kendi köyünden asker arkadaşı Ali bağ'in Cevdet idi.

ÇOCUKLARI Cavettin,Selattin,Ali,İlhan,Behice,Ayten,Yılmaz,Cesur.

KARDEŞLERİ Muhittin,Ali Osman,Çavuş,Emin,Fadime,
Hasibe,Esme,Emine

1967 Yılında A göldeki tarlayı terhin vererek Almanya'ya gitti.Büyük oğlu Cavettin'i Topal Ali'nin Hasan'ın kızıyla diğer oğlu İlhan'ı ise Durmuş Ali'nin Muttalib'in kızıyla evlendirdi.Memmet emmi 1988 yılında yaş haddinden emekli olana kadar,zevcesi Karagelin Döndü bacı da kocasının 21 yıl yurt dışında evinin nafakasını kazanması esnasında çocuklarına hem ana hemde baba olmuştur.

Kısa bir süre sonra, emekliliğin sefasını süremeden 1991 yılında takdir-i ilahiye boyun eğdi ve emaneti sahibine teslim etti.

Memmet emmi 1991'de gözlerini ebediyyen yumunca tam yedi sene kocasının yokluğuna göğüs geren biriçik eşi Döndü bacıda 1998'de Memmet emmi ile buluşmaya gitti.
Her ikiside köyümüzde geçim ehli,hayır öğütlü itibar sahibi insanlardı.

Mevla her ikisine de gani gani rahmet eylesin,amin

Devamını oku... | 1 yorum
Suat ERTUĞRUL : İnce Memmed'in Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 01.02.2010 22:40:00 (129 okur)
Suat ERTUĞRUL

1934 Geycek köyü doğumludur.Babası Kevkirler kabilesinden İrbaam çavuş,anası Hızırların kızı Ayşe hanımdır.Çocukluğu her Geycekli gibi yazıda yabanda çobanlık yaparak geçti.
Zamanı gelince o da askere gitti.Askerden sonra merhum Imbal Hacının kızı Ayşe'ye tutulduğunu anladı.Sevdası büyük olduğundan kapısında çalıştığı İmbal Hacının koyunlarına ''Koyun seni sağan ellere kurbanım''dediği rivayet edilir.
Neticede İmbal Hacının kızı Ayşe ile evlenir ve bu evlilikten Hızır Ali ve Hacı Ahmet adında üç oğlu olur.Uzun yıllar rızkını yurt dışında aradı ve Almanya'nın Dortmund şehrinde höş firmasında çalıştı.
Belkide çok sıkıntılara göğüs gererek çocuklarının nafakasını kazandı.Sonunda emekli oldu ve köye geldi.Şaka bir tarafa heralim havluda pek rahat edemezmiş ki Sayalar denılen Kayalık mevkii de hacet giderirdi.
Köydeki evinde ikamet etmekte ve kısmen bağ bahçe ve çiftcilikle uğraşmaktadır.Sağlığı ve sıhhati oldukça yerindedir.
Hiç bir köylünün muhterem İnce Memmet emmi ve eşi ayşe bacıdan bir köylü veya bir komşu olarak sitem veya şikayet ettiğine şahit olmadım.
Zaten bu satırların yazarıda kendisine baba dostu olması hasebiyle özel saygı duymaktadır.
Hayatının son baharını biricik eşi muhterem insan Ayşe bacı ile beraber elepelek oynayarak geçirmektedir.
Bizde her ikisine hayırlı bir ömrü ahir dilerken,muhabbet ve hürmetlerimizi arz ederiz.

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Seyfali ÜLGER'in Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 01.02.2010 22:40:00 (107 okur)
Suat ERTUĞRUL


1933 Kabadurak doğumlu olduğu kanatindeyiz.Ataları Aksaklı köyünden gelmişlerdir.Daha sonraları Geycek köyüne geldikleri rivayet edilir.Babası Şıh Hüseyin'dir.Seyfali emmi babasının ilk karısından Baburlu Uzun Emine'den
doğmadır.Askerliğini Polatlıda yaptı,Balak'larda Kocabey askerlik arkadaşıdır.
Karısı Haney bacı Badılı köyünden Hasan Macar'ın kızıdır.İki oğlu ve üç kızı oldu.
Mucur'da ilk modern Değirmeni inşaa etti.Kendisi yurt dışındayken Değirmeni oğulları Muzaffer ve Mustafa çalıştırdı.Oğullarını ve kızlarını evlendirdikten sonra emekli oldu ve Haney bacı ile başbaşa kaldılar.
Ancak bu birliktelik takdiri ilahi ile bozuldu ve Cenab-ı Allah Seyfali emmiyi yanına aldı.Mevla rahmet etsin cenazesinde bizzat bulundum.Bir müddet sonrada zaten Haney bacı takdire boyun eğdi ve rahmeti rahmana kavuştu.Her ikisine de cenab-ı Mevladan rahmet diliyor,Cennetle müjdelenmelerini niyaz ediyorum.

İsterseniz son olarak nasıl evlendi onu anlatayım:
Şıh Hüseyin emmi Badılı'dan Haney bacının kardeşi Halilbağ ile ladese tutuşurlar,kazanırsa Haney'i Seyfalı'ya alacak,kaybederse kızlarından birini Halilbağ'e verecek.Netice olarak ladesi kazanırda haney bacıyı bir kuruş harcamadan gelin getirir.

Yorumlar?
Suat ERTUĞRUL : Bayram Özkan'ın Biyoğrafisi
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 01.02.2010 22:30:00 (82 okur)
Suat ERTUĞRUL



1933 Geycek doğumlu.Babası İrbaam oğlu Mehmet Ali'dir,anası ise hiciv şairi meşhur Hacımar (omo)'ın bacısı elif'tir.Hatta Hacımar emmi bacısına yazdığı bir şiirinde
''sordum bacıma neyin var diye
dört horozum iki bilim bir ligorum var''diye yazmıştır.

Askerliğini Suvari olarak Sarıkamış ve Eskişehir'de yaptı.Gümüşkümbet'ten Birsen bacı ile evlendi.Bu evlilikten iki oğlu ve dört kızı oldu.Afacanın Memmet ile bacanak oldular.Uzun yıllar Almanya'da çalıştı.1997'de Birsen bacıyı kaybetti ve Memmet abi ile bacanaklık bitti.

1977 yılında köyün ortasında evinden ve komşuları Saadettin Yavuz ve Memmet Ekim'den uzaklaşarak,Aşık Hasan'ın Cafer'den satın aldığı köyün altındaki evine yerleşti.Oğlu Çetin de zaten uzun yıllar Mucur-Geycek arası dolmuşculuk yaptı.

Birsen bacının vefatından sonra uzun süre yasını tutsa da Kırşehirin bir köyünden evlendiği şimdiki eşiyle hayatının sonbaharını evliliğinin ise ikinci baharını yaşamaktadır.

Köyümüzde sevilen sayılan bir şahsiyettir.Pek öyle kavgacı ve geçimsiz bir kişiliği yoktur.Mülayim ve hayır öğütlüdür.

Tamamen Mucur'a yerleşen kahramanımız ara sıra köydeki evine ziyarete gelmektedir.
Bu vesile ile bizde kendisine saygılarımızı sunar,daha nice yılları devirmesini dileriz.
Hürmetlerimizle...

Bol şans Bayram emmi !!!

Devamını oku... | 1 yorum
Suat ERTUĞRUL : Hamza abi ve kardeşi H.Memmed
Gönderen nebioglusuat şunun üzerinde 02.01.2010 17:00:00 (58 okur)
Suat ERTUĞRUL

Bir Ramazan zamanı köyün uşakları harman yerinde dolaşmaktadır.Bir ara bir adam peydah olur altında massey fergusonu vardır ve Ulukışladan geliyorum Hızır KAYA nın arkadaşıyım der ve evini sorar.

Rahmetli hacı Nevzetin Hamza abi ula sevap olur diye adamı alır götürür.Ümmüsün bacı valla iyide isterseniz motoru havluya çekin amma benim evde erim yok ben kimseyi eve alamam der.

Hamza abi öyleyse hadi bizim misafirimiz ol bize gidelim,der.Hep beraber eve varırlar.Akşam olur Afacanın Ademde oturmaya gelir.Laf lafı açar sohbet edilir amma misafirin konuşması dengesizdir,langır lungur konuşmaktadır.Bir ara Hamza abi adama sorar yav abi benim istikbalim nasıl?

--Oda sen heç adam olmazsın der!!

Yakında bulunan ve seyrek konuşan hacı memmete dönerek,(h.memmet şu an tatarın imamı)

--Sen iyi bir adam olcaksın der.

Hamza abi ve h.memmed adamın halinden şüphelenirler ancak bir kere eve getirmişler,çık git denmez...

Vakit geç olmuştur orada adama bir yatak yaparlar odanın birisine.Adam yatmak için ceketinin bir kolunu çıkarırken kocaman bir bıçak yere düşer.Pantolunu çıkarırken tabancayı görürler Hamza abi ile h.memmedin gözleri fal taşı gibi açılır,amma korkudan seslerini çıkaramazlar.
Kendileride öbür odaya geçerler.

Hamza abi:Kardeşi h.memmede dönerek biz şu yatakta beraber yatalım ben ön tarafa geçeyim öldürürse önce beni öldürsün sen allahülayi oku der.ve yatarlar.Gece bir ara bir gürültü ile uyanırlar.Evdeki misafir uykunun arasında geliyom ha yakalayın tutun ha hepinizi vuracaam diye sayıklamaktadır...

Hane sahipleri korkudan çiş yapmak üzeredirler ve Hamza abi imam olan kardeşi h.memmede aman kardaş allahülaye devam der...


not:Hamza Öztürke mevladan rahmet diliyoruz,mekanı cennet olsun.

Yorumlar?
(1) 2 3 »

Kimler Sitede

6 kullanıcı çevrimiçi (4 kullanıcı Yazarlar sayfasında)

Üyeler: 0
Ziyaretçiler: 6

devamı...