 Hepsi bir şaheserdi Gelecekte torunlarına bir isim ve gelecek bırakmak zorundaydılar. II. ABDÜLHAMİT in Tahttan düştüğü yıllarda GEYCEK Köyünün gülcamal cömati hiç çimonto olmayan kerpiç evlerde tenekeden çörtenler topraktan badanalar keçi tüyünden minderler. Düğünlerde muhabbet için KASIM KAĞ IN Odada toplanırlardı . Bezir çırası Ağır ağır yanarken kapı çalındı Hocanın Ahmedi buyur ettiler .Koynundan bir kitap çıkardı HAZRETİ ALİ NİN Kitabıydı Köşede Osman Çavuş yanında Hacı Abdulla Afacanın Osman. Gençliğin, zamanını yavaş yavaş öğüten değirmen misali muhabbeti başlamıştı. İçeri yeni girenlerden Abidin Hoca, Topal Duran Okuma yazma bilen Sadığın Sait yanında Ali Çavuş,Horoz Memet ALİ ,Savranoğlu ,Balak, Durmuş Ali Hürşit o ara içeri girdi yanında Haciybin hacı,Cohu,Ağaçkıç,Yusubun Ahmet Kapı çalındı baktılar Ali Bağ yanında Cıdık Memet ve Cıllığın Devriş üstü nohutlu hedik getirmişlerdi.Aşık Hasan hediği okşar gibi siniye serdi. Civar köylerden gelenlerde hediğin büyüsüne kapıldılar EN yaşlı olan Apıh İsmail Törensel bir kaç söz söyledi Sesinin buğusundan su içmeye giden atlar parlamıştı. Her nesil kendi kaderini yaşar ve sadece kızarmış o gözlerden kararmış bir şeyler kalır
|