|
Derviş EKİM : Kızım
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 08.09.2009 17:15:35 (52 okur) |
Bir okuyucumuzun 3 oğlu 1 kızı varmış. Erkek çocukları babalarına bakmamış. Kız çocuğu ise Yurt dışında evlidir. Okuyucumuz şu an huzur evinde kalmaktadır. Kızı ise babasının huzur evinde olduğunu bilmez. Okuyucumuz dertlerini anlatıp bir şiir yazmamı istedi. Yazmış olduğum şiiri de vermiş olduğu kızının adresine göndermemi rica etti.
Kızım Tüm dünyam yıkıldı kaldım batakta, Suyu çıktı yatamadım yatakta, Gezdim fırtınada kışın sokakta, İçimde ki yangın sönmedi kızım.
Gitme diyemedi ardımdan baktı, Hele bir sözü var yürekten yaktı, Ne kadar dert varsa içime aktı, Gözümde damla yaş kalmadı kızım.
Kimse kapatamaz açık yaramı, Bir kenara koydum kefen paramı, Oturup da bekliyorum sıramı, Azrailden haber beklerim kızım.
Sana gelsem bulamazdım izini, Gel son kez göreyim melek yüzünü, Söndür içimdeki yanan közünü, Cehennem korunda yanarım kızım.
Vadem yaklaşıyor gönül eylerim, Hani nerede efelerim beylerim, Başımı yastığa koysam ağlarım, Yüzüme hiç güneş doğmuyor kızım.
İtilip kakıldım komşular gördü, Anan yaşamdı kahrından öldü, Baban bir yuvasız kuşlara döndü, Sığınacak yuvam kalmadı kızım.
Sen üzülme diye senden sakladım, Omuzuma dert yükünü yüklerim, Ecel gelsin diye her gün bekledim, Vade yetmeyince gelmiyor kızım.
Kilitledim doğduğunuz ocağı, Devlet baba açtı bana kucağı, Bulamadım yuvamdaki sıcağı, Kimse bana babam demedi kızım.
Utanır olmuştum gelen yardımdan, Duysan gelirmiydin koşup ardımdan, Ben utanır oldum kendi derdimden, Kimseye derdimi demedim kızım.
Kurbanlar olurdum hepsinin boyuna, Kimlere çekmişler kimin soyuna, Ölünce defnedin kendi köyüme, Hiç biri kabrime gelmesin kızım.
Sende hiç birine küsme darılma, Ben ölünce tabutuma sarılma, Son isteğim için bana darılma, Beni hep kimsesiz bilirler kızım.
Aşık DERVİŞ yazar kalemi kazık, Üzülüp kahrolur ağlıyor yazık, Üç tane abin var kanları bozuk, Sen bari babana sahip çık kızım.
|
|
|
Derviş EKİM : ADAM OLMUŞ
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:18:55 (72 okur) |
Bir okuyucumuz idarecisinden (yöneticisinden) hiç memnun değildir. Çünkü yöneticisinin geçmişini çok iyi bilmektedir. Bende bana anlattıklarına istinaden bu şiirimi yazdım. Buna benzer yöneticiler varsa bu şiirimi okuyarak kendilerine çekidüzen vermesi dileğimle. Adam Olmuş Kim bilir nerede kaç vurgun vurdu, Tanımaz Milleti, Vatanı Yurdu, Her türlü pis işin çakalı kurdu, Adam olmuş bizi yönetene bak. Kaşla göz arası çalar pastayı, Doğru yol gösterse döver ustayı, Su bile taşıyamaz kırar testiyi, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Lanetler okuyor tanıyanın hepisi, Kitli kalmış idarenin kapısı, Tilkiden sorulurmuş buraların tapusu, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Demiş ki oldum buraya kadı, Ondan olur ancak sahtekâr cadı, Yakışmıyor ona o kutsal adı, Adam olmuş bizi yönetene bak.
İnsanı kandırır şeytanı yener, Ay çiçeği gibi her yöne döner, Yürek ciğer yok üflesen söner, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Kalbinde iman yok ağzında veli, Şaadet getirmez küfreder dili, Hep harama gider ayağı eli, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Çalardı köpeği, eşeği, tayı, Her tarafı keser kılıcı yayı, Hırsıza derdi hep amca dayı, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Gezerdi her zaman sırtında bohça, Kimi un verirdi kimisi akçe, Kalmadı girip soymadığı bahçe, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Bilmez eğriyi düzü döleği, Yanlışı uyarana sağır kulağı, Herkes bilir onu kimin salağı, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Hiç sıkıya gelmez tatlıdır canı, Değişir pusulası değişir yönü, Geçmişine bir bak hep kirli donu, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Başımıza gelmiş en büyük ceza, Bundan büyük olamaz felaket kaza, Tüm kokusu çıkar seneye yaza, Adam olmuş bizi yönetene bak.
Aşık DERVİŞ derki olmam ben köle, Saz çalıp söylerim derdimi tele, Haber salın bütün Şehir'e - Köye, Adam olmuş bizi yönetene bak.
|
|
|
Derviş EKİM : Hasretim Babam
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:04:37 (66 okur) |
Bir okuyucumuzun babası çalışmak için yurt dışına gider uzun süre Türkiye’ye gelmeyen okuyucumuzun babası maalesef yurt dışında başka bir bayanla evlilik yapar. Baba hasretiyle yanan okuyucumuz aldığı kara haberle tüm dünyası yıkılır. Okuyucumuz babasını beklerken maalesef babasının cenazesi gelir. Okuyucumuz bu olaya bir şiir yazmamı rica etti. Hasretim Babam Terkeyledin bizi söyle niçindir, Yüreğim yanıyor gör ne biçimdir, Döktüğüm göz yaşı ne içindir, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Sensiz yıllar oldu sanki bir asır, Neden gelmiyorsun ettim mi kusur, Yoksam sen düşmana oldunmu esir, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Baba yavrusuna böylemi eder, Oturup düşündüm bu da bir kader, Hasretlik bitmiyor, bitmiyor keder, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Uğruna olurum kılıç kuşanan, Taş mermer olurum yola döşenen, Evli kal annemle olma boşanan, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Sensiz bu dünyada olamam murat, Akar göz yaşlarım sanki bir Fırat, Gülmüyor hiç yüzüm, gülmüyor surat, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Düşündün mü bir gün nasıl halleri, Sensiz üzüntüylen geçen yılları, Çok bekledim geleceğin yolları, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Var imiş dünyada nasibim payım, Zehir oldu amma ekmeğim suyum, Sana kurban olsun selvi boyum, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Atıp gittin bizi gurbet ellere, Bıraktın hasretle yaman çöllere, Dönüp de bakmadın solan güllere, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Babalık etmedin bize öz gibi, Ettiğim sitemler sanki az gibi, Duyduk evlenmişsin derler kız gibi, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Hep hayal ederdim ince denince, Sarılıp boynuna öperdim önce, Kendin değil çıkıp ölüm gelince, Tüm dünyam başıma yıkıldı babam.
Geycekli yazıpta taşları vurma, Acep sebep neydi hatalı görme, Hakka göç eylemiş incitme kırma, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
Aşık DERVİŞ derki giydim abamı, Kim neylesin benim gibi çobanı, Yüreğimde azan çıbanı, Yıllardır yüzüne hasretim babam.
|
|
|
Derviş EKİM : Ermeni Gelini
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:04:13 (39 okur) |
Yurt dışında kalan bir gurbetçimizin kızı ermeni asıllı bir genç ile evlenir. İzine gelen okuyucumuz ağlayarak derdini anlattı. Bir hafta sonra izni biterek dönüş yapacağını anlatan okuyucumuz, anlattıklarına karşılık bir şiir yazmamı istedi. Ermeni Gelini Evlat atasını mutlak saymalı, El öpüpte hayır dua almalı, Papaz değil imam nikah kıymalı, Kilisede gelin gider kızımız.
Müslümanız Türk tür bizim aslımız, Asırlardır onlar bizim hasmımız, Manukyan olamaz bizim ismimiz, Ermeniye gelin gider kızımız.
İki genç sevmiş demesi kolay, Düşman davul çalıp çekiyor halay, Bu bir sıkandal büyük bir olay, Ermeniye gelin gider kızımız.
Kapanmaz yürekten gönül yarası, Evlat dedik çıktı bir yüz karası, Başına iner mi hakkın sopası, Ermeniye gelin gider kızımız.
Silinsin dosyadan kütükten ismi, Kalmasın bir tane yakılsın resmi, Yok olsun vatanda cüssesi cismi, Ermeniye gelin gider kızımız.
Dünya her halde tersine döner, İman bir mum gibi üflesen söner, Bu kız bu gidişle dinden de döner, Sünnetsize gelin gider kızımız.
Herkes alkışladı kimse kızmadı, Nasıl bir yazgıymış kader bozmadı, Böyle bir olayı tarih yazmadı, Ermeniye gelin gider kızımız.
Gidipte oluyor gevur gelini, Koklatıyor saçının her bir telini, Öldüğümde göstermeyin ölümü, Ermeniye gelin gider kızımız.
Orada ne yer ne ile karın doyurur, Kimler lâf söyleyip yumuş buyurur, Bu gün savaş çıksa kimi kayırır, Ermeniye gelin gider kızımız.
Bu kimin kusuru kimin hatası, Acep neder bizim kızın Atası, Dili dişi ayrı farklı kıtası, Ermeniye gelin gider kızımız.
Geycekli derki artık yoruldum, Mevlâm’a şükredip hakka sarıldım, İmansıza gönül vermiş darıldım, Ermeniye gelin gider kızımız.
Aşık DERVİŞ derki gönülden vurgun, Anası - atası bütün ejdadı dargın, Güzelim vatandan oluyor sürgün, Ermeniye gelin gider kızımız.
|
|
|
Derviş EKİM : Sıpa
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:03:52 (21 okur) |
Bir okuyucumuz oğluna bir şirket kurar ve teslim eder. 1 - 2 yıl kadar hiç şirkete gitmez, oğlu da vefasız çıkar ve babasını hiç aramaz. Maddi sıkıntısı olmayan babası bir gün oğlunun şirketine işçi olarak girer ve işçilerden patronu hakkında sorular sorar. İşçilerin bir çoğu ise memnun değildir ve hakaretler eder. Bunun üzerine babası makamına gider ve kızar. Babasını görünce ayağa bile kalkmayan evlada iş sahibi oldun ama adam olmamışsın sıpa der ve bir şiir yazmamı ister. Sıpa Elinde kalemin ferman yazarsın, Yazılmış kaderi niçin bozarsın, Sana dürzü desem kızarsın, Ekmeklen oynanmaz oynama sıpa.
Emrinde kaç tane garip çalışır, Kim gelipte sana akıl danışır, Hepsi de arkandan kötü konuşur, Ejdadına küfür ettirme sıpa.
Haksız yere yağma, gürleme, esme, Tepeden bakıp da selamı kesme, Haklıysan konuş saklanma susma, Kendini aynadan dev görme sıpa.
İnsan biraz çekilip de irkilir, Allah beni görür deyip korkulur, Hayvan gelse makamına kalkılır, İnsan ol saygını yitirme sıpa.
Kimi insan zengindir kimisi fakir, Niçin fakirleri görürsün hakir, Her kes geçmişine bir şeyler okur, Hiç kimseyi hakir görmesen sıpa.
Fırıl fırıl oynar kaşın gözlerin, Zehirden acıdır her bir sözlerin, Sıpa ayağına dönmüş izlerin, Adam ol saygını yitirme sıpa.
Şeytan senin omuzun da kolunda, Öyle fişekliyor inmez dalında, Anan atan gezer köbe yolunda, Ananı - babanı örnek al sıpa.
Saymakla tükenip bitmiyor suçun, Ekmeklen oynarken yanmaz mı için, Bir gün yüklenecek seninde göçün, Dünya hiç kimseye kalmıyor sıpa.
Hiç kimsenin kaderine deyinme, Kibirlenip kendin ilen övünme, Makamına, mertebene güvenme, Düşmez kalkmaz bir Allah’tır sıpa.
Alma elinden hiç kimsenin işini, Zehir etme ekmeğini aşını, Yedirirsin bir gün kendi başını, Kimsenin kaderiylen oynama sıpa.
Geycekli yazdıkça bükülür beli, Haksızlığa gitmez ayağı - eli, Burnundan soluyor her halde deli, Beni zıvanadan çıkarma sıpa.
Aşık DERVİŞ hazır damga vurmaya, Elinde kalemi hesap sormaya, Düşün hiç değer mi gönül kırmaya, Akıllı ol beni söyletme sıpa.
|
|
|
Derviş EKİM : Namerttir
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:03:28 (18 okur) |
İlçemizde iki dönem Belediye Başkanlığı görevini yürütmüş olan Sayın Atılgan YILMAZ ağabeyim beni arayarak mahalli seçimlerin bitmesinden sonra arkasından bir takım dedi - kodular çıktığını anlattı. Bende çıkan bu dedikodulara ve Benim Başkanım Atılgan ağabeyimin anlattıklarına istinaden bu şiirimi yazdım. Namerttir Anlı açık gezerim hep kişner atım, Ne benzinliğim var, ne villam - yatım, Binlerce dostum var değilim yetim, Çalanda namerttir çaldı diyende.
Her gün evime gelip gidenim, Esnafla oturup sohbet ederim, Dimdik ayaktayım taze fidanım, Solanda namerttir soldu diyende.
Yiyorum ekmeğimi her gün üç öğün Geziyorum her gün cenaze - düğün, Hiç bir namerde eğmedim boyun, Eğende namerttir eğdi diyende.
Derlermiş yağdı, gürledi, esti, Kaybetti yıkıldı, çekildi, pustu, Kimseyle konuşmaz Mucur'a küstü, Küsende namerttir küstü diyende.
Dayalı döşelidir duruyor evim, Başım dik yürüyorum bellidir soyum, Hiç kaçanı gördün mü avcıdır köyüm, Kaçanda namerttir kaçtı diyende.
Hep çalıştım hiç hizmetten kaçmadım, Çarçur edip sağ sola saçmadım, Fakir yetim hakkını yiyip içmedim, Yiyende namerttir yedi diyende.
Hizmet için bıçak oldum bilendim, Halkım için kapı kapı dilendim, Asılsız iftiradan bıktım iğrendim, Susanda namerttir sustu diyende.
Her hastaya sanki kuş olup uçtum, Her düğünde bulunup oynayıp coştum, Zor günde olana yardıma koştum, Kaçanda namerttir kaçtı diyende.
Kirli işim yoktur alnım hep aktır, Utanıp kaçacak bir suçum yoktur, Böyle palavralara karnımız toktur, Kaçanda namerttir kaçtı diyende.
Hiç utanma yok mu yalan diyende, Çamur atıyorsun ispat nerende, Mutlak bir gün çıkar haram yiyende, Çalanda namerttir çaldı diyende.
Kirletmedim verilen bana ak oyu, İftira edenin acep ne soyu, İçmedim haram olan bir bardak çayı, İçende namerttir içti diyende.
Ben özümü her daim hakka boylarım, Hak dünya varken bu dünyayı neyleyim, Merdim - dürüstüm açık söylerim, Kaçanda namerttir kaçtı diyende.
Okunurken kulak vermez ezana, Birde çamur atar gerçek yazana, Geycekli uyar mı çarpık düzene, Uyanda namerttir uydu diyende.
Aşık DERVİŞ derki cennet elimde, İçimde fesatlık yok her şey dilimde, Korkudan gezermişim silâh belimde, Korkanda namerttir, korktu diyende.
|
|
|
Derviş EKİM : Uyan (III)
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:02:49 (18 okur) |
İster ağla ister acın, Kurtaramaz anan bacın, Fayda etmez tahtın tacın, Uyan gardaş uyan uyan.
Kapılma nevsine arzuna, Bakma elalemin ırzına, Uy sünnetine farzına, Uyan gardaş uyan uyan.
Bir gün kalemin kırılır, Geçmişten hesap sorulur, Mahşerde divan kurulur, Uyan gardaş uyan uyan.
Zevki sefa gelse de hoş, Hepsi yalan hepsi de boş, Tövbe edip Mevlâna koş, Uyan gardaş uyan uyan.
Üç günlük dünya kârmı, Gidipte hiç gelen varmı, Tövbe edip dönmek zormu, Uyan gardaş uyan uyan.
Mevlamın rahmeti boldur, Yaşarken testini doldur, İslamiyet doğru yoldur, Uyan gardaş uyan uyan.
Mevlamın takdiri yüce, Görür bizi gündüz gece, Yoldan çıkar hacı hoca, Uyan gardaş uyan uyan.
Mümin olan haram yemez, Yanlışa hiç doğru demez, Farz sünnet bize namaz, Uyan gardaş uyan uyan.
Gelenden kim kalmış burda, Döneceksin gerçek yurda, Yem olma yılana kurda, Uyan gardaş uyan uyan.
Kuruyacak peteğin balın, Kırılacak kolun dalın, Elin olacaktır malın, Uyan gardaş uyan uyan.
Herkes ektiğini biçer, Rabbim ümmetini seçer, Yalan dünya gelir geçer, Uyan gardaş uyan uyan.
Âşık Derviş eğer başı, Hep kendini vurur taşı, Akıyor gözünün yaşı, Uyan gardaş uyan uyan.
|
|
|
Derviş EKİM : Uyan (II)
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:02:24 (17 okur) |
Uyan II- Düşün dünya kime kalır, Azrail her canı alır, Krallar sultanlar ölür, Uyan gardaş uyan uyan.
Ölüyor her canlı beden, Var mıdır hiç inkâr eden, Bizleri var bir gün güden, Uyan gardaş uyan uyan.
Kurtaramaz oğlun kızın, Kıbleye çevrilsin yüzün, Hesap verir iki gözün, Uyan gardaş uyan uyan.
Bulaştırma kaderi feleği, Çıkar dünyalık yeleği, Ayırt et düzü döleği, Uyan gardaş uyan uyan.
Gönül eyliyoruz burda, Taş atarız kuşa - kurda, Hesap vereceğiz orda, Uyan gardaş uyan uyan.
Şeytana hiç etme minnet, Doğru yolda gitmek sünnet, Ahirette vardır cennet, Uyan gardaş uyan uyan.
Oturup da ben bir kulum, Bir gün kesilecek yolum, Her canlıya gelir ölüm, Uyan gardaş uyan uyan.
Her şey boş her şey kuru, Bağzen koyu bağzen duru, Karşısında islamın nuru, Uyan gardaş uyan uyan.
Medet unulmaz tazıdan, Kurt doğar mı hiç kuzudan, İbret al sen bu yazıdam, Uyan gardaş uyan uyan.
Hor görme sakın çobanı, Tanı vatanı, atanı, babanı, Öldür içindeki kanseri çıbanı, Uyan gardaş uyan uyan.
Haram var mı hiç aşında, Otur düşün dağ başında, Dünya kimin kaç yaşında, Uyan gardaş uyan uyan.
Aşık DERVİŞ yoldan akmaz, Kalp kırıp da gönül yıkmaz, Dünya cennet desen bakmaz, Uyan gardaş uyan uyan.
|
|
|
Derviş EKİM : Uyan (I)
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:01:51 (19 okur) |
Bir arkadaş cep telefonumu arayarak, arkadaşının birisinin sorunlarını anlattı. Can kulağı ile dinlediğim bu sorunun bir kaç şiire sığacak bir şiir olmadığına karar verdim. Yanında bulunan arkadaşlarının ve akıl hocalarının yanlış yönlendirdiğini anlatan okuyucumuza çok uzun sayılı bir şiir yazdım. Uyan (I) Ahirette çekme çile, Git cennete güle güle, Uyan artık gel menzile, Uyan gardaş uyan uyan.
Kötülükten yıkan arıl, Nefsine şeytana darıl, El açıp Mevlana sarıl, Uyan gardaş uyan uyan.
Hep harama gider eller, Koklanır laleler - güller, Hesabı verecek diller, Uyan gardaş uyan uyan.
Hiç kimse değil engin, Her Müslüman senin dengin, Ayrım yoktur fakir zengin, Uyan gardaş uyan uyan.
Dünya malı gelir tatlı, Mahşere koşarsın atlı, Cehennem tam yedi katlı, Uyan gardaş uyan uyan.
Vardır seni gören, duyan, Günahı sevabı sayan, Mahşer günü kalmaya yan, Uyan gardaş uyan uyan.
Bu dünyanın direği yok, Herkes bilir bunu az çok, Kıyametli kafana sok, Uyan gardaş uyan uyan.
Bu dünyada olma cimri, Yiyeceğiz bir gün ömrü, Unutma verilen emri, Uyan gardaş uyan uyan.
Hep inceden eler elek, Kefen giyilir çıkar yelek, Sorguya gelecek melek, Uyan gardaş uyan uyan.
Gelişirsin büyür boyun, Aman iyi olsun huyun, Helâl olsun ekmek - suyun, Uyan gardaş uyan uyan.
Dünya malı hep şevk katar, Kan dolaşır nabız atar, Kilometre, gün, biter, Uyan gardaş uyan uyan.
Âşık DERVİŞ derki ayıp, İnsanlık dünyada kayıp, Götürürler tabuta koyup, Uyan gardaş uyan uyan.
|
|
|
Derviş EKİM : Naz Eder
|
| Gönderen dervişekim şunun üzerinde 31.08.2009 14:00:38 (19 okur) |
Bir okuyucumuz deliler gibi sevdiği sevgilisinden karşılık olarak sürekli naz gördüğünü anlatan okuyucumuz: “Kendisini deliler gibi seviyorum ama nazı da beni öldürüyor” deyip anlattıklarına göre benden bir şiir yazmamı rica etti. Bende bu şiirimi yazdım.
Naz Eder Ben kalbimi açtım gönlümü verdim, Çılgın gibi sevdim çoğaldı derdim, Beni ondan sadece naz gördüm, Gel bir tanem desem bana naz eder.
Geldi gönlümün köşküne oturdu, Beni yaktı kül eyledi bitirdi, Her gün mâlu hülyalara götürdü, Gir koluma desem bana naz eder.
Haberini alırım her gün birinden, Kalbime baksanız yoktur yerinden, Beni mutlu etmek onun elinden, Gir koynuma desem hemen naz eder.
Sevgidir insanın şerefi - şanı, Eğer seviyorsa vermeli canı, Demek ki yürekten sevmiyor beni, Sarıl bana desem bana naz eder.
Bir gün gelin eder alıp götürür, Kalbinin köşküne eller oturur, O an sonum olur beni bitirir, Sevgilim demeye bana naz eder.
Yüreğimi görsen yayladır yeri, Aşkın deryasından dönemem geri, Her gün eriyip de kalırım deri, Aşkımsın demeye bana naz eder.
El üstünde tuttum yere koymadım, Canımsın demeye ben hiç doymadım, Kaç kez teklif ettiğimi saymadım, Bir kez öptürmedi bana naz eder.
İsmini andıkça her yanım sancır, Bir gün göremesem yüreğim incir, Sevgilim diyemez ne kadar bencil, Koluma girmeye bana naz eder.
Merhaba demeye bulur aracı, Kalbimin sahibi değil kiracı, Ben derde düştüm onda ilâcı, Sür de geçsin desem bana naz eder.
Gezmiyor benimle etmiyor seyran, Bir yemek yiyemiyor içmiyor hayran, Boynuma sarılsa yaparım bayram, Yüzüme gülmeye bana naz eder.
Yoksam ki benimle alay mı eder, Ya bir yaralı kuş intikam güder, Benim gibi, sevip de çekmiyor keder, Gel güzelim desem bana naz eder.
Aşık DERVİŞ derki ne çabuk kandın, Yüzüne gülünce sever mi sandın, Kurtuluşun yoktur gayri sen yandın, Bir öpeyim desen sana naz eder.
|
|
|