 1911 Yılında babasının ölümüyle anasının karnında kalan ve babasının adını alan Şıh Hüseyin,adına şiirler yazılan Gülizarın oğludur. Kocası ölünce köyde duramayan Gülizar karnındaki çocuk Şıh Hüseyin,le babasının memleketi Karaova köyüne baba evine döner. Birde rahmetli Topal Bekir’in babası olan Mehmet adında kardeşi vardır.Babası bir ancak anası Gülizar değildir. Anasının köyünde birkaç sene kalan kahramanımız,anasının ere gitmesiyle ve onun oğlum artık büyüdün git ata yurduna sahip çık telkinleri ile kendi köyüne geri gelir. Çiçek hastalığı geçirir ve bundan ötrü bir gözü kör olur ,sonunda çürüğe çıkar ama buna rağmen 6 ay askerlik yaptırırlar.(Garip bir tecelli ki oğlu Neşet’de aynı dertten muzdariptir ve o da 6 ay askerlik yapar) Osmanlı’dan babasından dolayı miras kalan on bin dönümlük toprakların tekrar kazanımı noktasında Avukat Sabri’ye epey para kaptırdığı herkesin malumudur. Kabadurak’ta atasının topraklarını geri almayı düşündüğünden binlerce kerpiç kestirir ancak ona karşı birleşen köy ahalisi her defasında da henüz kurumamış olan kerpiçleri imha ederler. İyi bir sohbet ehli olan Şıh Hüseyin emmi köy konaklarının müdavimlerindendi. Hatta anıları hala dilden dile anlatılır. Dört kez evlenir,beş oğlu beş’te kızı olur.Dördüncü hanımı İrebiye bacıyı Bahcacık köyünden getirir.İrebiye bacı anlı sekili at ile gelen Şıh Hüseyin emmiyi görünce mübaşir zanneder.Kocasının kör olduğunu dördündü evladı Neşet’ten sonra farkeder.
Büyük oğlu Seyfalı’yı Badılı köyünden,Hikmet abiyi burnağıl’dan,Ramazan’ı kendi köyünden,Neşet’i Yabanlı’dan ,Aşır’ı ise Manavgat’tan evlendirdi.
18 12 1976’da ruhunu teslim etti.Şıh Hüseyin emminin ardından oğlu Ramazan’ın kahrından ölmüş dediler ya …doğrusunu Allah bilir. Hulasa kendi köyü ve çevre köyler tarafından kendisinden emin olunan bir şahsiyetti dolayısıyla bizde ona mevladan rahmet diliyoruz.Mekanı cennet olsun |