Devlet-i Ebed Müddet

Giriş

Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifreniz mi Kayıp?

Şimdi Kayıt Ol!

Yeni Üye

tunay 19.08.2011
alicoskun 18.08.2011
Hamit 24.07.2011
bekirhoca 15.07.2011
cingiş 03.03.2011
efendi 25.02.2011
alimköksal 25.02.2011
firat 22.02.2011
ismailsahin 22.02.2011
memmet 18.02.2011

Anket

www.Geycek.ORG hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mükemmel!
İyi
Fena Değil
Kötü

Aşık Hasan Nebioğlu'nun kısa bir biyografi çalışması

Geycekli Aşık Hasan NEBİOĞLU

Aşık Hasan NEBİOĞLU'nun Hayatı

Aşık Hasan Nebioğlu 1902 Geycek doğumludur. Annesi Meryem Hanım babası ise Yusuf Onbaşıdır. Eşi Zeliha Hanım aynı köyden "Balak" Omar'ın kızıdır. Şairin sekiz kız çocuğu ve üç oğlu olmuştur.

Aşık Hasan, aslen HÜRZEMİ'dir. Hürzemiler, HAREZMİ, HARZEMŞAHİ diyede adlandırılan kıpçak (Kuman) ulusuna dahil soylu bir türk topluluğudur. Doğal olarak ta Kırşehir ili ve civarına damgasını vuran "HARZEM GÖNÜL SULTANLARININ" kültürel mirasını temsil eder.

Elimizdeki bilgiler sınırlı olmasına rağmen şairin ataları orta Anadolu'da Kurtçu Feyzullah ile başlar, bunu "Kötü" Omar takip eder, "Kötü" Omar'ın ise Mehmet adında iki oğlu olur. Bu iki Mehmet'ten daha sonra "Ölo" Mehmet lakabını alacak şahıs şairin dedesidir. Babası Yusuf onbaşı ise "Ölo" Mehmet'in oğludur.

Aşık Hasan Nebi oğlu kırsal kesimde ve basın yayın gibi iletişim imkanlarının kısıtlı olması ve en can alıcı noktası kendisinin okuma yazma bilmemesi göz önüne alındığında günümüze kadar gelebilen basılı eserler bırakmışsa biz bunu ancak olağanüstü olarak tanımlayabiliriz. Şair civar köylerde de iyi bilinmektedir. Özellikle buradaki ehli umur ve ehli sohbet tarafından.Şair gençlik ve genellikle de orta yaştayken kendi köyünde ve evinde de kalamamıştır. Biz bunu şairin ehli sohbete ve seyahate düşkünlüğüne bağlıyoruz. Maişet tedarikini de buna eklemek gerekir. Şairin çocukluk yılları hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz,gençlik yılları ise güzel olan her şeye meyilli bir ruh haline sahiptir. Zaten bu yaşlarda şiir söylemeye başlamıştır.kendisi şair olmanın yanı sıra manevi duyguları da yaratılışının icabı diğer akranlarından farklıdır ve tasavvufi bir derinlik içermektedir. Konya'dan İstanbul'dan bazı tarikat şeyhleri ve mürşitleri ile irtibat halindedir. Bu suretle daha önceleri güzel kadın üzerine söylediği iyi şiirleri daha sonradan tasavvufi bir mahiyet almıştır.

Okuma yazmasının olmaması kendisini yetiştirmesine engel olamamıştır ve bulunduğu mürşit-mürid-ihvan ortamında kıvamını bulmuştur. Yüce dağları görünce asaleti, heybeti, tek başına yapayalnız kalınca uzleti anlatmıştır. Ağrıyı sızıyı yorulmayı, küskünlüğü, darılmayı, sevmeyi, öpmeyi sarılmayı, hasreti beklemeyi gurbeti... bazen duru bir yüreği, bir çiçeği, bir tas su bir dürüm ekmeği, bazen yalın ayak terli bir gömleği, sabır ve emeği gam çekmeyi anlatmıştır.

Son Söz: İnsanların yaşadığı müddetçe çok başarıya imza atabilirler.hatta bazı insanların hayal bile edemeyeceği makamları işgal edebilirler.ama sanatçı olamazlar çünkü sanatçı olunmaz, doğulur. Biz burada birilerini övmek veya yermek niyetinde değiliz.ancak yöremizde bulunan cevherleri de su yüzüne çıkarmak asli vazifemizdir. Bu arada biz kesinlikle şair hakkın da bir şeyler yazdık iddiasında olamayız ve ne yazsak az olacağı kanaatindeyiz.

Yazan: Suat ve Sami ERTUĞRUL

 

Kimler Sitede

6 kullanıcı çevrimiçi (1 kullanıcı Aşık Hasan NEBİOĞLU sayfasında)

Üyeler: 0
Ziyaretçiler: 6

devamı...